blog avm

Alışveriş Merkezlerinden Öğreneceğimiz Çok Şey Var

Alışveriş Merkezleri ve Kiracı konumundaki markalar. Her daim kiraların yüksekliği tartışmalarıyla karşı karşıya gelen ya da karşı karşıya getirilmeye çalışılan ancak biri diğeri olmadan varlığını sürdüremeyecek, deyim yerindeyse birbirlerine her daim muhtaç olan yapılar.

Ağırlıklı bir biçimde alışveriş merkezlerinin özellikle de 2000 sonrası dönemde hızlı bir şekilde ülke geneline yayılmasıyla büyümüş ve bugünkü yüksek ciro hacimlerine ulaşmış olan perakende sektöründe alışveriş merkezlerinin kira tartışmaları çerçevesinde her daim günah keçisi ilan edilmeleri ne kadar doğru ya da ne kadar mantıklı.

İşin özü o ki sektörde başarı ve başarısızlık analizi sadece rakamlar üzerinden yani kar zarar hesabı üzerinden okunduğu için, böyle durumlarda en kolay elde edilebilecek tasarruf enstrümanı kira indirimi olarak ön plana çıkıyor. En hızlı ve kestirme yoldan hatta AVM yatırımcılarıyla olan iyi ilişkiler çerçevesinde az bir emek harcayarak elde edilecek bir kira tasarrufu kısa vadede karlılık tarafında markaya nefes aldıracak önemli bir faktör olarak görülüyor. Oysa ki operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir bir işletme yapısının tesis edilmesi bir o kadar önem arz ediyor.

Burada asıl irdelenmesi gereken avm sahiplerinin mi yoksa markaların mı kabahatli olduğundan ziyade alışveriş merkezlerinin çoğu zaman öngörülebilir olmaktan uzak, kur riskinin her daim yüksek olduğu bir ekonomik ortamda aldıkları finansal risklere rağmen sektörle ve özellikle de kiracılarıyla olan iletişimleri ve aksiyon alma kabiliyetleri. Öyle ki alışveriş merkezleri güçlü organizasyonel yapıları sayesinde bir yandan mülklerini ayakta tutarken diğer yandan kiracılarını yani markaları korumak adına kısa ya da duruma göre uzun vadeli çözümleri hayata geçirebilme becerilerini zaman içerisinde geliştirdiler ve bu sayede sürdürülebilir işletmelere dönüştüler.

Öyle ki, 2016 sonrasında alışveriş caddelerinde somut bir organizasyonel yapının olmaması sebebiyle birçok önemli marka sektör bilgisinden uzak malsahipleriyle karşı karşıya kalmaları sebebiyle ortak bir paydada buluşamadıkları için yüksek yatırımlarla açtıkları cadde mağazalarını kapatmak durumunda kalırken, ya da kentsel dönüşüm sebebiyle tahliye etmek durumunda kaldıkları mağazalarının yerine malsahiplerinin yüksek kira beklentileri sebebiyle yenisini koyamazken aynı markalar alışveriş merkezlerinde karşılarında çok daha bilinçli ve verilerle hareket eden malsahipleri buldular ve bu sayede karşılıklı üretilen dönemsel ya da kalıcı formüllerle markalar her biri önemli kar merkezi olan mağazalarını muhafaza etmeyi başardılar. Bu sayede pandemi dönüşü pazarda oluşan olumlu hava ve tüketicinin ertelenmiş harcamalarını devreye almasıyla markalar, ağırlıklı olarak alışveriş merkezlerinde muhafaza ettikleri mağazalarının güçlü bir şekilde ciro üretmeye başlamasıyla bir yandan pandemi süresince yaşadıkları kayıplarını kapattılar diğer yandan da geniş mağaza ağları sayesinde tüketicileriyle hızlı bir biçimde yeniden buluşarak müşteri tabanlarını muhafaza etmeyi başardılar.

Özetle, sektörün bugünkü hacmine ulaşmasına önemli katkılar sunan alışveriş merkezleri sektörün yeniden ayağa kalktığı pandemi sonrası dönemde de markalar için önemli bir destek noktası olmayı sürdürmüş ve sektörün kısa sürede yakaladığı ciro hacminin ve buna bağlı oluşan yüksek karlılıkların gerçekleşmesinde önemli bir rol oynamışlardır.